Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
shopify stats
İSLAMCILARIN İKTİDAR İLE İMTİHANI
Gündem
2020-02-04 05:39

İSLAMCILARIN İKTİDAR İLE İMTİHANI

Bugünkü iktidarın da tohumlarının atıldığı seksenli yıllarda her şeyin dönüm noktası kuşkusuz 12 Eylül askeri darbesidir. Birilerinin çocukları, Yunanistan'ın NATO'ya yeniden katılmasına oy kaybetme kaygısıyla bir türlü yanaşmayan siyasilerden kurtulmak için önce şartları oluşturmak istediler sonra sağ-sol çatışmasını körükleyip darbeye uygun zemin hazırlamak için olgunlaşmasını beklediler, kimdi onlar? 

Asker kökenli Amerika'nın onbaşılığına soyunan generaller, onunla da yetinmeyip sonrası için de hazırlıklar yaptılar.

Zamanın ruhuna uygun ajanlık yapmaya gönüllü abdestli namazlı alnı secdeye giden, CIA elemanlığına gönüllü cemaat buldular ve bir imam önderliğinde sahaya salındı. Değişen paradigma hem yıldızı parlayan bu İslamcı(!) yeni nesli yozlaştıracak hem de Amerikan hedeflerine hizmet eden bir yeşil kuşak oluşturulacaktı. Bu perspektiften bakınca anlaşılamayan bir çok soru da cevabını bulmuş olur. Türkiye bunu 15 Temmuz'da anlayabildi. Ama artık çok geç kalınmıştı!

Bütün bu gelişmeler, bir sır değildi. Bir taraftan da onlarla dans eden aktörler konuşuluyordu. Fakat buna yaslanmak para-iktidar ve ötekileştirmenin de sonu demekti. Artık muhalefet edildiği söylenen fakat imrenildiği anlaşılan şatafat, lüks ve zenginliğin onlara eyvallah demekten geçtiği görüldü ve buna bile bile kimse itiraz etmedi. 

Gelsin ihaleler, gitsin bir hırka bir seccade, gelsin rezidanslar gitsin varoşlardaki kaçak gecekondular, gelsin sarayvari makam odaları ve sekreterler, gitsin başörtü mağduruyeti karışık sakallar devri derken osmanlı ve araplarla İslam birliği naraları arasında yeni bir dönem başladı.

İçlerinde bulunduğum yıllarda, hurafelerden arındırmaya, adalete özen göstermeye ve bilim sanatı dahil etmeye çabaladığım fakat, ferdi engeller, aşılması biraz zor inanışlar diye düşündüğüm geçici zannettiğim şeylerin, kişi ve teşkilatlar ötesinde yanlış din algısının olduğunu çok şükür görebildim.

 

Para ve güç için her türlü melaneti yapabilecek, yanı başında yıllardır tandığı ve bildiği insanları satabilecek, çevirdikleri dolaplar ortaya çıktığı zaman, hiç bir topluluğa benzemeyen iğrenç iftiralar ve itibar savaşına girişecek, bütün rezillikleri ''ALLAH'' diyerek kapatmaya yeltenecek kadar başka bir topluluk bulamazsınız. 

Fetö bu aileden bir gruptur, koca bir ülkeyi zehirlemekten çekinmemiş, her şey Amerika için diye hareket ederken o hainliğin önüne onlar da utanmadan ''ALLAH'' lafzını koymuştur! Aslında dindar görünme derdine düşenler, arka odalarda yaptıkları pazarlıkları, kadın istismarlarını ve pedofil suçları temizlemek için bu dindar görünme ayaklarına yatarlar.

Çünkü ne halt ederseniz edin, bir hac ve umre döneminde Suudi Arabistan gezisi yaptıysanız, sizin bütün günahlarınızı orada bırakıp tertemiz döndüğünüze inanan sürüsüyle insan bulabilir ve gönül rahatlığıyla rezidansınızda sekreterinizle kırıştırıp, havadan ihalelerle milyonlar kazanmaya devam edebilirsiniz, yetmez sürüden birilerini ucuz hatta bazen bedava çalıştırarak sömürebilir, dilenmekle topladığınız paralarla Manhattan'da gökdelenler yaptırabilir, hatta camiye girdiğinizde de elinizi öpmek için sıraya girmiş sürülere bir kaç kez ''ALLAH'' filan dedikten sonra Amerikan dostlarınıza bir selam çakarak, itibarınızı katlayabilirsiniz.

Bugün bu topluluklar için Din(!) dürüst insan yetiştirmek için değil, çakallığa maskedir, namuslu olmak için değil, sapıkça ilişkileri örtme uyanıklığıdır, adalet için değil, yandaşını koruma maksatlıdır, liyakat için değil ahbap-çavuş kadroya yerleştirme çabasıdır, herkese insan muamelesi yapmak için değil cemaate sürü toplamak ve etiketlemek içindir, toplamda hepsi ise iktidarı kaçırmamak için, akla zarar oy hesaplarına kurban edilen bir istismar aracı olmaktan öte bir şey ifade etmemektedir.

İçlerinde bulunduğumda iddia ettiklerinden vazgeçmişler ve yıllar önce söyledikleri yalanları bugün inkar ederken utanmıyorlar, meselenin sapık din anlayışından olduğunu farkettiğim zaman uzaklaştığım bu mahalle, iktidarla olan imtihanını kaybetmiş ve yolun sonuna gelmiştir. Ne tarihi okumayı biliyor ne de bugünün dünyasında insanlığı bin yıllardır keşfettiği değerleri okuyabiliyor.  

Sene olmuş 2020, deve sidiğinin hikmetlerini anlatan hocaları, şekil değiştirerek inanmış sayılacağına inanan sürüleri, gelin size holding kuralım diyerek milletin paralarını iç eden ticaret adamları ve kraliçenin kapıkulu siyasetçileriyle, kafirin icadı diye inandırıldığı oyu vermekle cennete gideceğini zanneden siyasi İslamcılık teranesinin sonuna gelinmiştir. 

Ömrüm yeter mi bilmiyorum ama, insanlık bu ilkel projeyi uzun zaman taşıyamaz. Kendini ilah zanneden bu tipler, hala rüzgarın yönüne göre hükümler uydurmaya ve utanmadan Allah şimdi böyle diyor(!) demeye devam ediyorlar. Bunu yaparken ise asıl kaynak yerine kendi uydurduklarını referans göstermelerine de kimse ses çıkarmıyor.

Son söz olarak; Ne siyasal İslamcılığın içinde geçen İslam, gerçek İslam'dır, ne siyaset dedikleri dünya ölçeğindekinden daha etkilidir ne de iktidar denilen şey, millidir, orjinaldir!  İlkel ve laçka bir dayatma stratejisidir, bu yıl itibariyle de iflas etmiştir.


Bu haber 401 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                                                   5 + 8 = ?

HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

Avusturya hükümetini ne kadar başarılı buluyorsunuz?

 

Pusula Gazetesi Haber Portalı © 2005 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Web Mail